Onu unutman gerektiği kesinleştiğinde, gerçekten kafana dank ettiğinde diyeceksin ki, “Hiç yaşamamış bir şeyi nasıl öldürebilirim? Bizi, nasıl öldürebilirim?”
Bu uzun sayfalı sıkıcı hikayede, her zaman karşına çıkacak başkalarıyla kıyaslayacaksın kendini. Yeri gelecek, o başkalarını elinden almakla suçlayacak seni. Yeri gelecek aşağılayacak. Sırf seviyorsun diye ezecek yeri gelince.
Sen unutamayacaksın.
Sonra zamanı gelecek. Anlayacaksın. “Lan” diyeceksin. Ve bitireceksin.
Bu sefer, gördüğünde, mesaj attığında, konuşmak istediğinde hatırlamayacak kadar derin bir şekilde üstünü kapatacaksın.
Söz veriyorum.
—”geçmişi unutmak istiyorsan geleceğe de gözlerini kapatman gerekir.”
madde 88. beni yine de sever misin?
” (…) senin için annemden tarhana çorbası yapmayı bile öğrendim. bezelye yapmasını da. bütün bu süre zarfında bulaşıklarını yıkadım, gömleklerini ütüledim, halılarını süpürdüm, yerlerini sildim, tuvaletlerini fırçaladım. sen sigarayı bıraktığında kendini yalnız hissetme diye ben de bıraktım. sen sigaraya yeniden başladığında kendini iradesiz hissetme diye ben de yeniden başladım. yaz akşamları sahilde gezerken rüzgâr çıkar da üşürsün diye çantamın koluna hırkanı astım. (…) “
yatak çarşaflarına sıkışsa bile aşk var.
(Source: beyniminkustuklari, via merveninbiri)
İçim düğüm düğümken başka düğümleri çözmekten…
Herkese yetişmekten ama hep kendime geç kalmaktan…
Eskiden olsa bir şekilde yakasından tutardım hayatın,
Ama şimdi tutunduğum her hayat elimde kalıyor…
Ya benim gücüm tükenmiş, ya da hayatın karşıma çıkardığı yürekler çok acımasız…
Haketmeyenler en konforlu kalplerde sefalarını sürerken,
Nedense ben hep iyi halden tahliye ediliyorum yüreklerden…
buyrun
(Source: youtube.com)
Ya O erken gelir ya sen geç kalırsın ve hiç bi zaman ‘tam zamanı’nda olmaz ama bi ömür ‘tam zamanlı’dır.
Şarkılar biraz da mıknatıstır sadece aynı kutupları birbirine çeken.
